Ağam Öldüğüne İnanamirem

Ağam Öldüğüne İnanamirem

Yemen türküsü deyince, hemen hepimizin dilinde: “Burası Muş’tur, yolu yokuştur. / Giden gelmiyor, acep ne iştir?” sözleri dolaşmaya başlar. Yemen; yüz, yüz on yıl önce tam bir dipsiz kuyudur. Devrin ulaşım imkânları düşünüldüğünde, sanki Dünyâ’nın öteki ucudur. Elbette, oraya yalnız Muşlu delikanlılar gitmemiştir. 1914 yılının vatan coğrafyası, bütün şehir ve kasabalarıyla Yemen Cephesi’nde temsîl edilmiştir.

Erzurumlu bir “tâze gelin”in, Yemen’e gönderip ölüm haberini aldığı kocası için yaktığı türkü, en az Muşlu nağmeler kadar buruk ve yakıcı:

“Mızıka çalındı, düğün mü sandın?

Al-beyaz bayrağı gelin mi sandın?

Yemen’e gideni gelir mi sandın?

Dön gel ağam, dön gel dayanamirem,

Uyku, gaflet basmış uyanamirem,

Ağam, öldüğüne inanamirem…

* * *

Ağamı yolladım Yemen iline,

Çifte tabancalar taktım beline,

Ayrılmak olur mu teze geline?

Dön gel ağam, dön gel dayanamirem,

Uyku, gaflet basmış uyanamirem,

Ağam, öldüğüne inanamirem…

* * *

Akşam olur. Mumlar yanar karşımda,

Bu ayrılık, cümle Âlem başında,

Gündüz hayâlimde, gece düşümde,

Dön gel ağam, dön gel dayanamirem,

Uyku, gaflet basmış uyanamirem,

Ağam, öldüğüne inanamirem…

* * *

Koyun gelir, kuzusunun adı yok,        

Sallanmış küleklerin südü yok,

Ağamsız da bu yerlerin tadı yok,

Dön gel ağam, dön gel dayanamirem,

Uyku gaflet basmış uyanamirem,

Ağam, öldüğüne inanamirem…”

Bu, yürek paralayıcı güftede, bir Türk gelininin şahsında bütün milletin hissiyâtı okunmaktadır. Metinde geçen “külek” kelimesi mahallî ve yayla hayâtına mahsûstur ki; içine süt, yoğurt, pekmez konulan geniş, yuvarlak tahta kap demektir.

Şu ânda, Yemen’in, Müslüman bir Arap ülkesi olmasının ve de iklîminin dışında bize sıcak gelen tarafı yoktur. Arada bir, o bölgeye âit yer isimleri duyduğumuzda, târîhî hâfızamızın derinliklerinde kıpırdayan damlalar oluyor, o kadar. Aden, San’â, Hadramut karyelerinde Evliyâ Çelebî’nin mihmandarlığında dolaşmak bile, soğuk hakîkati değiştiremiyor. O zaman, ister istemez şu soruyu soruyoruz: Muşlu redifin boynu bükük kundurası ile Erzurumlu gelinin içi boş küleğinin suçu ne idi? Kaldı ki, artık kahve de Yemen’den gelmiyor…