16 Ağustos Perşembe |
Yazarlar Yazar: Turgut Güler

Turgut Güler

Turgut Güler
58 YAZI 0 YORUM

İŞİN BEDHAHLIK FASLI

28 Şubat 1870 (27 Zilkade 1286) Pazartesi günü, Rusya’nın İstanbul’daki elçisi İgnatiyef, Sadr-ı âzam Mahmûd Nedîm Paşa’nın delâlet ve tavassutuyla, Sultan Abdülazîz’den müstakil “Bulgar...

AĞABEYLİK

Yaşanan gelişmeler gösteriyor ki, devlet ile millet vâkıâları aynı kulvarda değillerdir. Türk milleti tektir ve Dünyâ üzerindeki bütün Türkleri içine alır. Devlet sayısındaki artma...

MİLLETİN ÖZÜNDEKİ AYNÎYET

Devlet, milletin hayâtiyeti için elzemdir, fakat devletin başına gelebilecek kazâlar, hattâ ölümler, milletin varlığını bitirmez. Bunun en güzel misâlleri, Türk târîhinde görülüyor. Etiketi farklı...

DOKSAN ÜÇ HARBİ AMORTİSİ

Doksan Üç Harbi sonunda, Rusya ve Bulgaristan’a verdiğimiz topraklar, tâvizler yetmiyormuş gibi; savaş müddetince sessiz kalmasının mükâfâtı, yâni “hakk-ı sükût” olarak, Yunanistan’a Tesalya ve...

“ALDIĞIMIZ FİYATA SATARIZ!”

Bizim “ada”lı mâcerâlarımız hep şen başlamış yaslı bitmiştir. Ne hikmetse, uzun vâdeli ada hâkimiyetine kendimizi alıştıramamışızdır. İstanbul’daki “Adalar İlçesi” ile Marmara’ya serpiştirilmiş bir avuç...

SEVİYELİ OLMAK VE DURMAK

“Doktrin” karşılığı kullanılan bir garîb tâbir var: “Öğreti”. Daha telâffuz edilirken “eğreti” sözünü tedâî ettiriyor. “Doktrin”e karşı duruşu da aynı şekilde eğreti. Tabiî ki, mecbûr...

OKUMAK, YAZMAK VE KADINIMIZ ÜZERİNE

“Çok yazmak için çok okumak lâzım.” diye bir cümle gözümüze ilişti. Peki, bu hüküm nereye kadar işe yarar? Yâni, “çok yazmak” bir fazîlet midir? Değerli olanı,...

TÂRÎHİN TEKERRÜRÜ İLE “İBRET” ALABİLME KAABİLİYETİ

Siyâsî hayâtımızın olduğu kadar, kültür ve medeniyet bahislerinin de nirengi noktalarından biri olan Tanzîmât Fermânı, çiçeği burnundaki Sultan Abdülmecîd tarafından ilân edildiğinde; içte ve...

ITIKNÂME ÜZERİNE

Şinâsî, Mustafa Reşid Paşa için yazdığı kasîdede, Paşa’yla birlikte Tanzîmât Fermânı’nı da tebcîl ediyordu: “Ettin âzâd bizi olmuş iken zulme esîr,             Cehlimiz sanki idi kendimize...

ALEMDÂR’IN CESÂRETİ İLE REŞÎD PAŞA’NIN BİLGİSİ

Sultan Üçüncü Selîm’in şehâdetiyle sonuçlanan trajik olaylar, İkinci Mahmûd’a önce hayâtını, sonra da saltanatın kapılarını açınca, ortada Alemdâr Mustafa Paşa’nın adı dolaşmaya başladı. Kabakçı Mustafa...