26 Mayıs Cumartesi |
Yazarlar Yazar: Turgut Güler

Turgut Güler

Turgut Güler
51 YAZI 0 YORUM

Mişer Nereden Geliyor?

“Mişer” nereden geliyor? “Mişer” adını ilk def’â duyuyorsanız, bunun Fransızca bir kelime olduğunu düşünmez misiniz? Oysa Orta ve Doğu Rusya’da yaşayan Türk boylarından biri,...

Ağam Öldüğüne İnanamirem

Yemen türküsü deyince, hemen hepimizin dilinde: “Burası Muş’tur, yolu yokuştur. / Giden gelmiyor, acep ne iştir?” sözleri dolaşmaya başlar. Yemen; yüz, yüz on yıl...

SÖĞÜT’ÜN DALLARI SALLANIYOR, ERENLERİ UYANIYOR

  Kayı aşîretlerinden Karakeçililerin, 13. yüzyıl ortalarında Kuzeybatı Anadolu’da göründükleri yer, Bizans dilinde “Bitinia” adıyla anılıyordu. Bugünkü Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Bursa il merkezlerinden çıkarılacak...

“Top Benem Çevgânı Aldum Çalaram”

Sık sık kullandığımız “ata sporu” sözü ile “güreş”i kastediyoruz. Arada bir “cirit”in de bu paranteze girdiği oluyor. Neredeyse unutulma noktasına gelen ecdâd sporlarından biri...

DEMİR PERDE, KİTÂBE-İ SENG-İ MEZÂR VE KERKÜK

 “Hürriyet”in, hür insanlar için nîmet, esâret altındakiler içinse “hasret” sembolü olması, eşyânın tabiatındandır. Zîrâ Hz. Âdem, yalnızlığına çâre bulan Hz. Havva’ya, “kul”ca davranmayı öğretirken,...

Çift Bozanlar ve Namık Kemal

Eskilerin “kesret” dediği çokluk; bâzen öğünme, bâzen de yerinme vesîlesi oluyor. İstanbul’un, “sür’at” kelimesini âciz bırakan nüfûs artışı; yerinme faslına giriyor. Dünyâ’nın, tereddütsüz en güzel...

Pîr-i Mugân Hil’ati

Lâle Devri demekle, bir çiçek mekânına hapsedilmeye çalışılan koskoca bahçeler mahşeri, artık sâdece bir isimden ibâret kalan Sa’dâbâd maestroluğundaki gür sadâlı koro, icrâsını yine...

NEDÎMÂNE PEŞREV ÇEKMENİN GAZELE AKSİ

Türk şiirinde İstanbul sevdâlısı sayılabilecek birkaç isim arasında Yahyâ Kemâl’le birlikte öne çıkan bir de Nedîm var. Lâle Devri’nin bu sembol ismi, dîvân geleneğinin...

Sitem Hep Âşinâlardan Gelir

Üzerinde yaşadığımız topraklar; stratejik, jeopolitik bir sürü sebep yüzünden, başağrısı bol diyârlar listesinin zirvesinden hiç inmiyor. Buna, tapu bedeli denilebileceği gibi, fatalist gözlükle kader...

Kasîrü’l-akl ve Türk Tarihi

Târîhin doğru yazılması kadar, doğru anlaşılması da millî mukadderâtı tâyin edici bir mühim iştir. Ne yazık ki, ikinci şık üzerinde tam mutâbakat sağlanabilmiş değil....