Bu Terazi Ancak ‘İnce Memed’i Çeker

Bu Terazi Ancak ‘İnce Memed’i Çeker

87

 Alaattin Karaca / Karar Gazetesi 

03.07.2017

 

18 Haziran’da Hürriyet Pazar Eki’nde yayımlanan habere göre, 100 kişilik bir jüri, Türk edebiyatının en iyi 100 romanını seçmiş, ilk sıraya da “İnce Memed”i lâyık görmüş. Başta söyleyeyim, böyle listelere hiç itibar etmem; çünkü tartışmaya açıktır ve sağlam bir ‘edebî terazi’ değildir. Onun için listeyi tartışmayacağım. Ama listenin ilk sırasını işgal eden roman hakkında iki kelâm edeceğim. Evvelâ şunu belirteyim; günümüz okurlarına hitap eden bir roman değil “İnce Memed”! Çünkü zengin/zalim ağa, fakir-ezilen köylü çatışması, bilgisayar teknolojisine ve olağanüstü teknik donanıma sahip hiper kahramanlara alışmış genç okurların ilgisini çekmiyor artık! Ama döneminde popülerdi ve bunda ideolojik içeriğinin önemli bir payı vardı. Çünkü o yıllarda Türk edebiyatında Marksist bir şema içinde, ezen-ezilen çatışmasını işleyen roman ve hikâyeler, “kanonik sol çevre”de epey itibar görüyordu. Peki bu şematik “köy edebiyatı”ndan bir felsefe, bir şaheser çıktı mı? Çıkmadı tabii ki…

Bunlar bir yana, gerçekten “İnce Memed”, Türk edebiyatının en iyileri sıralamasında ilk sırayı alacak kadar başarılı bir roman mı?..  Açık söyleyeyim, bizde gerçek bir edebî eleştiri olsaydı, “İnce Memed” ilk sıraya asla kurulamazdı. Ama bizde eleştiri, genelde “piyasa oluşturmak” için yapıldığından, “İnce Memed” ilk sırayı alabiliyor. Cemil Meriç, yıllar önce “Demirciler Çarşısı Cinayeti”yle ilgili eleştirisinde; “Bu zeki Anadolu çocuğunu, azgın bir grafoman yapan, mesuliyetsiz tenkitçilerle reklâm sınıfı”dır (Kırk Ambar, C.1, s. 352) demişti. Aynı sınıf, “yalancı alkış tufanları”yla grafomanlar yaratmayı sürdürüyor…

Ne yani, “İnce Memed”i bir kalemde sildim mi? Hayır! Ama Türk edebiyatında bu eseri, hem dil, hem kurgu, hem fikrî derinlik itibarıyla fersah fersah aşan birçok roman var. Diğerlerini saymıyorum; sadece Tanpınar’ın romanları bu iddiamı ispatlamaya yeter!.. Ama maalesef seviye bu!..

Gelelim Yaşar Kemal’in romancılığına… Azra Erhat’ın “Homeros’un oğlu” diyerek yücelttiği, Ece Ayhan’ın “Türk romanının İbrahim Tatlises’i” dediği Sadık Kemal Göğceli,  “Akhilleus’un topuğu”ndan dahi bîhaberdi. Cemil Meriç de “Demirciler Çarşısı Cinayeti” eleştirisinde, “Homerosoğlu”nun hatalarını tek tek göstermişti. Bana göre de romanlarının çoğu, sadece ilhama, folklora dayanan, araştırmadan yazılmış, meselelerimizi derinlemesine kavramaktan uzak, teknik itibarıyla zayıf, gücünü yalnızca yerel dilden, epik/olağanüstü olaylardan ve “serüven”den alan eserlerdir. Oysa “serüven” ilk bakışta okurun merakını kamçılayan bir entrik unsur olmakla beraber, bir eseri roman yapmaya yetmez…

Hâsılı, “İnce Memed”, ana teması “köylü isyanı” olan ideolojik bir romandır. Yaşar Kemal, eserinde, ağaların fakir köylüleri sömürdüğünü, bu adaletsiz düzenin tesisinde devletin de sorumlu olduğunu ileri sürer, hiç okumamış bir köy delikanlısından –sonra eşkıya- “devrimci bir kahraman” yaratır ve destana ideolojik anlam yükler. Aynı işlemi, Nazım Hikmet “Kerem Gibi” şiirinde, İlhan Berk de “Köroğlu”sunda yapmıştı. Köroğlu’ndan bir “devrimci” çıkar mı? Çıktı işte… 

Peki tarihimizde “İnce Memed” gibi sosyal düzeni değiştirmek için başkaldıran “soylu eşkıya” ve “köylü isyanı” var mı? Yok! Nitekim Kemal Tahir, “Rahmet Yolları Kesti”de, Yaşar Kemal’i tarihsel gerçekleri çarpıttığı için şiddetle eleştirmişti. Hâsılı “İnce Memed”, tekrarları, abartılı olayları ve yenilmez süper kahramanıyla inandırıcılıktan uzak, gerek olay örgüsü, gerekse gerçeklik bakımından zayıf bir romandır.

Amma ne yapalım, salt “serüven”e ve “ideoloji”ye ayarlı “düz mantıklı” teraziler, ancak “İnce Memed”i çeker, Tanpınar da Kemal Tahir de ağır gelir…

Devletle… 

 

Kaynak: http://www.karar.com/yazarlar/alaattin-karaca/bu-terazi-ancak-ince-memedi-ceker-4372