DEDE KORKUT’UN PALTOSU

DEDE KORKUT’UN PALTOSU

141

Gerek dünya edebiyatı,  gerekse Türk edebiyatı için destanî hikâyenin önemli bir örneği kabûl edilen Dede Korkut anlatıları, Türk milletinin menşei olan Oğuz Türklerinin mücâdelelerini, kurdukları aile düzenini, sahip oldukları gelenekleri,  ve genel anlamda sosyal organizasyonlarını seçilmiş kahramanlar ve onların yiğitlikleri üzerinden nakleden eşsiz bir kaynak hükmündedir.

 

Nihad Sami Banarlı’ nın ” millî romantizm ” kavramıyla işâret ettiği zengin destan kaynağımızın akla ilk gelen örneklerinden biri olan Dede Korkut anlatılarının önemini daha berrak biçimde anlayabilmek için, ülkemizin yetiştirdiği en büyük Türkolog olan Prof. Dr.Mehmet Fuat Köprülü’ nün ” Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’ u öbür yüzüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” sözünü hatırlamakta yarar var.

 

Doç Dr. Abdülkadir Emeksiz’in Nisan 2016’da yayınlanan ve 226 sayfadan oluşan Dede Korkut’ un Paltosu adlı eseri, Dede Korkut anlatılarının Türk boyları arasındaki muhtelif formlarının bilim dünyamıza alternatif bir bakışla yeniden aktarımı olması bakımından önem taşımaktadır.

 

En önemli kültür varlıklarımızdan biri olan Dede Korkut Hikâyeleri hakkında, bugüne kadar elimizde bulunanlardan başka, yeni ve özgün cepheler açarak, bundan sonraki araştırmalar için de taze bir başlangıç kabûl edebileceğimiz yeni bir vizyon oluşturan eser, konusu, saptamaları ve aktardıklarıyla, aşağıdaki gibi bir akış izlemektedir:

 

Kitap, ilk aşamada destan kavramı üzerinde durarak, bu tür metinler  yaratma konusunda zengin bir kültüre sahip olan Türkler için Dede Korkut metinlerinin özel bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Yazar, bu yorumunu,

 

1-Dede Korkut anlatılarının, Oğuz Türklerinin mücadelelerini anlatmasına,

2-Oğuz Türklerinin sadece savaş ve yiğitliklerini konu edinmeyip, insânî, sosyal

ve kültürel vasıflarını da yansıtmasına,

3-Türklerin İslâmiyet öncesi devreleri ile İslâmiyeti  kabûl ettiği ilk yüzyılları

kapsayan bir döneme ait olduğu için, bir ”geçiş dönemi” metni olmasına

dayandırıyor.

 

Böylesine kavrayıcı ve temsil niteliği yüksek bir anlatı olması nedeniyle,  destandan hikâyeye ve masala kadar çok çeşitli formlarda ifâde edilmiş Dede Korkut anlatıları, yüzyıllar içerisinde varyantlarıyla genişleyerek büyük bir edebî zenginliğe ve derinliğe ulaşmıştır. Söz konusu bu zengin metinler kendi içlerindeki bütünsellikleri ve nitelikleri itibariyle tasnif edilerek, her biri bir ”boy” adı ile gruplandırılmıştır. Elimizdeki bu eser, Dede Korkut Hikâyelerinin  BAMSI BEYREK / BEY BÖYREK BOYU çeşitlemesini baz almış, inceleme ve değerlendirmeler bu metinler üzerinden yapılmıştır.

 

Kitap üç bölümden oluşmaktadır. Bamsı Beyrek boyunun bir çeşitlemesi olan ve kitapta tam metnine yer verilen Şah Kasım Hikâye’ sinin yazarı Kırımlı Sûdî Bey’ in hayatı ve eserlerini ortaya koyan bir girişten sonra birinci bölümde,

 

-Destanlar ve Dede Korkut Metinlerinin Oluşumu

-Türk Destanlarının Tasnifi

-Tasnifte Dede Korkut’un Yeri ve Türü gibi konular cevap bulmaktadır. .

 

İkinci bölümde  ise, Osmanlı devrinden bugüne kadarki  çalışmaların toplamı olan Bamsı Beyrek / Bey Böyrek çeşitlemeleri ele alınmaktadır.  Son bölümde, Şah Kasım Hikâyesinin tanıtımı, özeti, yapı ve dil bakımından ayrıntılı incelemesi sunulmaktadır.

 

Eserde dikkatimizi çeken araştırma ve değerlendirmelerin aşağıdaki ana başlıklar hâlinde yürüdüğünü görmekteyiz:

 

A)Türk Destanlarını Tasnifi

 

En yaygın kullanılan tasnif şöyledir:

 

1-İslâmiyetin kabûlünden önceki Türk destanları: Alp Er Tonga Destanı, Oğuz

kağan Destanı,Uygur Detanı  ve diğer..

 

2-Geçiş Dönemi Türk Destanları (İslâmiyetin kabûlünden sonraki ilk dönemler):

Dede Korkut Destanı, Manas Destanı ve diğer..

 

3-İslâmî dönem Türk destanları : Battal Gâzî, Dânişmendnâme , Saltuknâme

ve diğer…

 

 

B)Dede Korkut Anlatılarının Nitelikleri

 

Bugün dünyada elde bulunan Dede Korkut hikâyelerinin sayısı onikidir. Bunlarda altısı Dresden’de, diğer altısı ise Vatikan’dadır.

 

Dede Korkut Hikâyelerinin üç ana teması, Oğuzların,  kendi içlerinde, tabiat ve insanüstü güçlere karşı  ve  kâfirlere karşı olan mücâdeleleridir.

 

Dede Korkut Hikâyeleri, Türk ahlâk ve törelerinin, inançlarının anlatıldığı bir eserdir.

 

C)Dil ve Uslûp Olarak Dede Korkut

 

Manzum ve mensur olarak dile getirilen Dede Korkut Hikâyelerinde Oğuzca dili, canlı, diri ve akıcı biçimde kullanılmıştır.

 

D)Dede Korkut Hikâyeleri Alt Çeşitlemeleri

 

Eserde, Dede Korkut Hikâyelerinin Bamsı Beyrek / Bey Böyrek Boylarının kendi içinde de oldukça zengin bir çeşitlemesinin bulunduğunu,  her birinin tek tek ayrıntılarıyla ortaya konulduğunu görmekteyiz.

 

E)Son Bölüm ve Kaynakça

 

Eserin bundan sonraki bölümü, Şah Kasım Hikâyesi’nin detaylı incelemesini ve ilgili hikâyenin tam metnini kapsamaktadır. Eser, yirmi sayfalık kaynakça bölümü ile sona ermektedir.