Dostumdan Bana Mektup

Dostumdan Bana Mektup

Benim sevgili dostum…

Nice zaman oldu görüşmeyeli. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi hani? Hani haber almadan uyuyamazdık birbirimizden. Gerçi uzaktan uzağa alıyorum ben haberlerini. Eskisi gibi değil ama. Senden değil. Ağzından değil. Gözlerinden değil. Facebook hesabından takip ediyorum artık. Instagram’dan görüyorum seni. Twitter hesabından biliyorum görüşlerini. Seviniyorum pek bir değişiklik yok. Hep aynı adam gibi adamsın. Zerre miskal taviz vermedin kendinden. Zamana kurban etmedin ruhunu. Satmadın ahiretini. Aşk olsun. Teslim alamadı bu yeni yaşam tarzı seni.

Geçen baktım Selimiye’de çekilmiş bir fotoğrafını koymuşsun instagrama. Beraber çektirdiğimiz fotoğrafı da unutmamış, birleştirme programıyla eklemiş beni de etiketlemişsin. Açık açık unutmadım diyorsun. Ben oyum, seni özledim en yakın dostum diyorsun. #tbt meselesini hala çözemedim ama anladım sevgili dostum. O günleri yâd ettiğini, hatırlayıp iç geçirdiğini, burnunda tüttüğünü çok iyi anladım. Sadece senin de benim gibi arayıp söylemeye vaktin yok biliyorum. Çok iyi anlıyor, anlayış gösteriyor ve aynı dertten mustarip olduğumu bilmeni istiyorum.

Sonra Facebook’da yaptığın son paylaşım ne şahaneydi öyle. Şiir gibi akıyor, fişek gibi patlıyor, mermi gibi saplanıyordu hedefe. Tıpkı gençliğimizdeki sen. Kürsülerde, meydanlarda da böyleydin işte. Konuşmaya başladığında düşmanın bile olsa kulak kesilir, keyifle dinlerdi. Suçüstü yakalanmış gibi büzülürdü herkes yerinde. O ne hitabet, ne hâkimiyetti. Elbette yine unutmayıp etiketlemen çok onurlandırdı beni.  Yer bildirimine bakınca gözlerim doldu. Üniversitede okurken kaldığımız evin sokağı değil miydi o? Ah hatırlar. Nasıl da dokunuyor insanın yüreğine. Nasıl da canlanıyor gözlerinde. Nasıl da alıp götürüyor insanı iklimden iklimlere. Keşke vakit olsa da yüz yüze hasbihal edebilsek. Olmuyor, olamıyor biliyorum. Çok iyi anlıyor, anlayış gösteriyor ve aynı dertten mustarip olduğumu bilmeni istiyorum.

Bir de twitterı muhteşem kullanıyorsun. Arada benim attığım tweetleri de favorilere ekliyor, retweet edip kendi okuyucularınla da paylaşıyorsun. Ne kadar memnun oluyorum bir bilsen.  Açtığın hashtag denilen o konu başlıkları gündeme düşüp Trend Topic olunca ‘işte’ diyorum ‘işte sesimizi dünyaya duyuran adam. Yine iş başında’. Mefkûremiz sancak gibi elden ele dalgalanıyor. Oturduğu yerden yine yığınları ardınca yürütüyor. DM kullanmadığını bildiğim halde, duramıyorum sana mesaj atmadan. Bir teşekkürü bunca hizmete çok göremeyiz diyor, yolluyorum. Sevgili dostum benim. Bu hassasiyetini de çok iyi anlıyor, anlatış gösteriyor ve aynı dertten mustarip olduğumu bilmeni istiyorum.

Daha nice sosyal medyaya dâhil mecralarda rastladım sana. Kimi uygulamayı kullanmayı beceremedim, kiminin hakkından telefonumun hafızası gelemedi. Aslında her yerde seni görmek takip etmek isterdim. Mazur gör, affet. Hele şu cihazın taahhüdü bir bitsin. Hemen yenileyeceğim. Daha fazla hafızası olan, işletim sistemi daha iyi bir cihaz alacağım. Böylelikle şimdi göremediğim taraflarını da görme fırsatım olacak belki. Senin zevklerini, hobilerini, icraatlarını daha yakından takip edebileceğim. Düşündükçe ne kadar heyecanlanıyorum bir bilsen. Eminim bunları okuyunca sen de heyecanımı paylaşacaksın. Sevineceksin, duygulanacaksın. Tüylerim diken diken oldu yine. Hasretimiz bu sayede diniyor.

Şimdilik hoşça kal Azizim. Sana köşenden sesleniyorum. Kendine iyi bak. Hala sensen…