HEPİMİZ BİR KELİMEYİZ, CÜMLESİNİ KAYBETMİŞ

HEPİMİZ BİR KELİMEYİZ, CÜMLESİNİ KAYBETMİŞ

Etimoloji merakı ortalığı sarmış durumda. İnsan böyledir, kökene inmek ister.

İstikbal göklerde olduğu kadar köklerdedir de.

Daha yakın zaman önce soy kütüğü bilgileri internete yüklenir yüklenmez nasıl bir izdiham olduğunu gördük.

Soyağacımızın dallarına tırmanarak oradan başımızı yükseltmek istedik.

Elimizdeki ipin ucunu bir yerlere bağlama telaşı mı desek buna yoksa kendinden aşağılara doğru inme isteği mi?

Yediğimiz içtiğimiz şeylerin nereden geldiğini hiç merak etmediğimiz halde sözcüklerin nereden gelip nereye gittiği konusunda oluşan merak duygusunun da kökenine insek iyi olur.

Kelimeler hayat boyu bize eşlik eden izciler gibidirler.

Bizi tanıtmaya yaradıkları gibi biz de onları kendilerine tanış kılmak için çaba gösteririz.

Nasıl fındığın cevizin bir içi varsa kabuğundan ayrı,  sözcükler de kabuklarının içinde bir öz taşırlar.

Bir kelimeye nasıl yürünür hiç düşündünüz mü?

Önce kavrama noktası tespit edilir kelimenin. Zihin sözcükleri ağırlık noktasından kavrar.

Kendine en yakın ve tamamlayıcı olan bir başka sözcükle aralarını bulup çöpçatanlık yapar zihin. Kelimeleri birbirleri arasında örgütler.

Bu örgütlenmeden anlamlı bir cümle çıkar.

Cümle olabilmek için bir sözcüğün derdini paylaşan kelimelerin cümlesi orada yerini alması gerekir. Etimoloji sözcükler arası sıhriyeti ortaya koyma heyecanını yaşatır.

Uzun süre birbirinden uzak kalmış sözcük ailesini buluşturur.

Kimi zaman da zihin böyle bir akrabalığa insanı zorlar.

Hiçbir hısımlık bulunmayan sözcükleri uzaktan akraba kılmak için gayret gösterir.

Gelenek=Gelen+ek, Onay=10+ay açılımını çıkarmak gibi.

Onay kelimesini ‘10ay’a izafe edenler pek de haksız sayılmazlar.

Bir evrakı onaylamak için ‘bugün git yarın gel’ diyerek aylarca bekleten bürokrasiyi anlatmak noktasında çok kullanışlı bir kelime ne de olsa.

Kelimeler bizim onlardan beklediklerimizi yerine getirmezlerse biz onlara yeni elbiseler ve anlamlar giydiririz.

Kelime mi sözcük mü?

Şayet anlamı bir sıklet oluşturuyor ve bir cümleye doğru yürüyorsa, o tabi ki kelimedir.

Etkisiz, anlamı ıskalıyorsa, değdiği yerde ses çıkarmıyor, yankı yapmıyorsa ona sözcük diyebiliriz pekâlâ.

Hepimiz bu dünyanın anlamını tamamlayan kelimeler değil miyiz?

Her insan bir kelimedir.

Bir araya gelerek cümle olurlar.

Kökü kelimeye dayanan bir cümle.

Biz hangi cümlenin kelimesiyiz de böyle dünyaya bir sessizliğin içerisine düşüp bir gürültüye kurban gittik.