İŞİN BEDHAHLIK FASLI

İŞİN BEDHAHLIK FASLI

28 Şubat 1870 (27 Zilkade 1286) Pazartesi günü, Rusya’nın İstanbul’daki elçisi İgnatiyef, Sadr-ı âzam Mahmûd Nedîm Paşa’nın delâlet ve tavassutuyla, Sultan Abdülazîz’den müstakil “Bulgar Eksarhlığı” müsaadesini alıyordu. Ortodoks mezhebindeki Hristiyan Bulgarlar, Fener Patrikhânesi’ne bağlı iken, böylece ayrı bir patrikhâne ve de patrik ortaya çıkmış oluyordu.

Bu hâdisede dikkati çeken pek çok husûs arasında, ikisi fazla öne çıkmaktadır. Evvelâ, Bulgarların, Fener Patrikhânesi vâsıtasıyla da olsa, İstanbul’la, yâni Osmanlı Devleti ile mühim bir bağı koparılıyordu. Bu husûs, bağımsız Bulgaristan’ın temeline konan çok sağlam bir taş olmuştur. Bir başka deyişle, şuûrlu biçimde, ayrılığa giden yolun önü açılmıştır. İkincisi de, Bulgar Eksarhlığı’nın, Ruslar mârifetiyle temin edilmesidir. Dolayısıyla, alenen telâffuz olunan Bulgar menfaatlerinin, aslında Rus politikası için maşa yapıldığı, bütün Dünyâ’nın mâlûmudur.

İgnatiyef’in mesâîsine Mahmûd Nedîm Paşa’nın destek vermesi ise, mes’elenin “bedhahlık” faslını teşkîl ediyor. Devlet otoritesinin zaafa uğraması, öyle filozofik vâdilere su taşımakla falan îzâh edilemez. Yüzde yüz, düpedüz insan merkezli bir fiil olan “ihânet”; vatana, millete ve devlete karşı işlendiğinde, şahsî etiketini çıkarıp kollektif şuûrun tel’înine dâvetiye yolluyor. Mahmûd Nedîm Paşa, sâhasında aslâ yalnız durmuyor. Târîhin yaprakları çevrildikçe, daha nice Mahmûd Nedîm portresi ile tanışılacak? Hesâbı müşkil…

Bulgar Eksarhlığı’nın, Rus dayatmalarıyla Osmanlı Devleti’nden koparılışı, ardından “dil”le ilgili imtiyazları kapı eşiğine koydurttu. Ekonomik, sosyal, askerî vb. diğer istekler de peyderpey yerine getirilince; önce pamuk ipliğiyle İstanbul’a bağlı Bulgar Prensliği, hemen sonra da her türlü bağını koparmış bağımsız Bulgaristan netîcesi elde edildi.

Mahmûd Nedîm Paşa’dan bugünlere kalan, onun tam bir Rus tarafdârı olduğu, Rusya’nın menfaatleri için Türk Devleti’ni ve vatanını fedâ ettiği yolundaki kanaattir.

Gözü, kulağı, idrâki ve de vicdânı olanlar, târîhe “tekerrür” barajı kurmanın tam zamânı diyorlar…