İSTANBUL’DA İZZET GÜNAY’A GÖRKEMLİ SAYGI GECESİ

İSTANBUL’DA İZZET GÜNAY’A GÖRKEMLİ SAYGI GECESİ

Türk sinemasının önemli isimlerinden usta oyuncu İzzet Günay için “saygı gecesi” düzenlendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı ve Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği’nce (ESKADER) Ali Emiri Kültür Merkezi’nde gerçekleşen gecede İzzet Günay hayranlarıyla buluştu, onlarla fotoğraf çektirdi ve imza dağıttı. Usta oyuncunun hayranlarının yoğun ilgi gösterdiği programa Yeşilçam emektarları da katıldı.

Gece, bir kokteyl ve ardından fotoğraf sergisi ile başladı. İzzet Günay’ın çeşitli filmlerinden seçilen fotoğraf ve diyaloglarından oluşan sergi Günay tarafından, ESKADER başkanı Şerif Aydemir eşliğinde gezildi.

Panelin sunumunu yapan Cengizhan Orakçı İzzet Günay’a Türk Sineması olarak teşekkür ederken kürsüden “İyi ki varsın İzzet Günay” dedi ve hazırlanan belgeselin ardından sahneyi o gece panel yöneticisi olan sanatçı Çiğdem Tunç’a bıraktı. İzzet Günay’ın tiyatro oyunculuğunun, sinema yıllarının ve filmlerinin konu edildiği panelin konuşmacıları Atilla Dorsay, İhsan Kabil ve Şerif Aydemir’di.

 

“O, Yeşilçam’ın ilklerindendir…”

Panelin ilk konuşmacısı olan sinema yazarı Atilla Dorsay “Aslında 60’lı yıllar Yeşilçam’ın ilk yıllarıdır. İzzet Günay da bu yıllarda parlamıştır. Yeşilçam’ı bize ilk ulaştıran ve sevdirenlerdendir” dedi. Sözlerine İzzet Günay’ın filmografisi ile devam eden Dorsay, “Kısıtlı imkânlarla dev işler yaptılar, ‘Fıstık Gibi Maşallah’ filmi Türk Sinema tarihinin en komik filmlerindendir, ‘Vesikalı Yârim’ ise ulusal aşk filmimizdir” dedi.

 

“Elimizdekilerin değerini bilmeliyiz…”

Panelin ikinci konuşmacısı olan İhsan Kabil, “İzzet Günay, bizim sinemamızda çok önemli bir karakterdir. Oynadığı filmler ve karakterleri Türk sinemasının yeri doldurulamayacak kilometre taşlarıdır. ‘Birleşen Yollar’ İslâmî sinemanın ilklerindendir, ‘Vesikalı Yârim’ hâlâ üzerinde konuşan bir külttür” dedi. Konuşmasına İzzet Günay’ın karakterlerini ve film isimlerini anlatarak devam eden Kabil, Yeşilçam üzerine değerlendirmelerde bulunup “Bugün elimizdeki büyük imkânlarla istenen dünyaları beyaz perdeye yansıtamadığımız oluyor. Lakin o yıllarda (60’lar ve 70’ler) kısıtlı imkânlarla devasa dünyaları karşımıza çıkardılar. İzzet Bey, 64 yılında 18 film çekmiş. Bu mucizevi bir şey! Lakin yine İzzet Bey’in 120 filminden elimizde 35 tanesi kaldı. Maalesef elimizdekilerin değerini bilemiyoruz” diyerek sözlerine son verdi.

 

“Anadolu tebessümlü adam…”

Panelin üçüncü konuşması Şerif Aydemir, “İzzet Bey’in Vesikalı Yârim filmi diğer Yeşilçam filmlerinden farklı olarak akşamdan sabaha hazırlanmış bir film değildir. Şiiri, romanı ve hikâyesi vardır. Bu yüzden gönlümüze dokunmuş ve iz bırakmıştır. Aileyi, toplum ahlakını ve aşk hallerini de bize hatırlatan bir filmdir Vesikalı Yârim. İmkânsız aşkı anlatıyor ve aşkın saksıda büyümeyen bir şey olduğunun emek istediğinin mesajını veriyor. Yine bu toprakların usta oyuncusudur İzzet Günay. Anadolu tebessümlüdür. Yeteneğiyle Vesikalı Yârim’de olduğu gibi birçok filmi yüceltmiştir” dedi.