18 Kasım Cumartesi |

Orhun'dan Tuna'ya

Orhun'dan Tuna'ya

ER MEYDÂNI, BAL, KAYMAK VE ÇAYIR

Ata sporlarımız deyince akla gelen ilk kelime, herhâlde “güreş”dir. Aslından oldukça uzaklaşmasına rağmen, güreş geleneğimizin aynası hâlâ “Kırkpınar”. Târîhde bu adı taşıyarak millete mâl...

Eser, Şâh-Eser, Hârika Üstüne Bir Demet Tefekkür

Braille (bray) alfabesi, görmeyen insanların dokunma hislerine hitâb eden, kabarık noktaların çeşitli şekillerde birleşmesinden meydâna gelen bir anlaşma sistemi. Allâh’ın insanoğluna en büyük ihsânlarından biri,...

“Beşiktâş’a Yakın Bir Hâne-i Vîrânımız Vardır”

Lâleli gibi İstanbul’un efsûnlu köşelerinden biri de Beşiktaş’dır. “Beşiktaş”lı olmak “Beşiktaş”da doğmak veyâ ikaamet etmek demektir. Aynı adı taşıyan spor kulübünün tarafdârlığını, bu işe...

Merhamet-i Lemyezel

Söz, haddini ve kendini bilmekten açılınca, Sultan Mustafa Hân-ı Sâlis’i hayırla ve rahmetle anmak, en azından bir vicdân rahatlatma ameliyesidir. Sultan Üçüncü Ahmed’le Mihrişâh Emine...

Uyku İlminin Mukaddimesi Ve Er Meydânı

Câhil, nâdân, haramzâde, mühtekir olarak mûcize bekleyenler, değil gecelik istihâreye, “Eshâb-ı Kehf” uykusuna yatsalar, yine de toplu iğne başı miktarı ışığa ulaşamazlar. Kur’ân-ı Kerim’de, adlarını...

Abuşka’dan Bedûh’a Gönül Seyri

“Abuşka”, kulakta bıraktığı ses izi bakımından, insanı hemen Türk Dünyâsı’na bağlıyor. Kafkas zirvelerinden Hazar kıyılarına, oradan Mâverâü’n-nehir’e, Fergana’ya, Altay eteklerine, Tanrı Dağı bulutlarına, Urumçi’ye,...

Milletlerin Hâfızası Şahsî Renklere Pek Fazla Îtibâr Etmiyor

Güneş’in ışıkları altında kurulmuş bütün devletlerin, belli zamanlarda Yavuz Sultan Selîm markalı iktidâr gücüne ihtiyaçları olmuştur. Hattâ aynı devletin ömür defterindeki mükerrer sayfalarda, bu...

Siyahın Beyaza, Gündüzün Geceye Nisbeti

Milletlerin târîhinde, bâzı isimler ışıldak vazîfesi görür. “Yavuz Sultan Selîm” için    -ileriki asırlara gönderdiği ışık huzmeleri hesâba katıldığında –  daha büyük mikyasta aydınlatma tâbirleri...

Ummâna Deniz Mecâli Dayanmıyor

Târîhin merkezinde, bütün heybet ve haşmetiyle “insan” oturuyor. Geride kalanların hepsi, dekordan ibârettir ve figüran olmanın ötesine geçemezler. Bunca yorgunluğun, mesâînin, çabalamanın tamâmı, insana...

Mîmâr Sinan İmzâlı Herhangi Bir Duvar, Sütûn, Köprü Kemeri Üzerinde Yazı...

Vesîka yâhut belge, târîhin “ilim” sıfatı ile anılmasının baş şartı. Onu, “masal”dan , “destân”dan ayıran husûsiyet, belge ile sahneye çıkıyor. Belge, insanın kendinden sonrakilere bıraktığı...