21 Haziran Perşembe |

Orhun'dan Tuna'ya

Orhun'dan Tuna'ya

Abuşka’dan Bedûh’a Gönül Seyri

“Abuşka”, kulakta bıraktığı ses izi bakımından, insanı hemen Türk Dünyâsı’na bağlıyor. Kafkas zirvelerinden Hazar kıyılarına, oradan Mâverâü’n-nehir’e, Fergana’ya, Altay eteklerine, Tanrı Dağı bulutlarına, Urumçi’ye,...

KADERLİ CÜMLELER

Soy ağacının dalları, yaprakları çoğalıp büyüdükçe; araya coğrafî ayrılık şarkıları girdikçe; hasret ve yutkunma ile başlayan farklılık, bir de bakıyorsun adâvete dönüşmüş. Dilde, dinde...

BİRİ KIŞ, BİRİ YAZ

“Alma mazlûmun âhını, çıkar âheste âheste” demişler. Yalnız, bu mazlûm âhları her zaman âheste-beste çıkmıyor. Hesap bâzen öyle hızlı ve birdenbire görülüveriyor ki, herkes...

VUKUF EHLİNİN TÂKATİ TECRÜBE EDİLİYOR

Nûrlu mekânlarda yaşama yarışına giren koca bir coğrafya, bugün hüznün omuz ağrıtan heybesine dönüştü... Vukuf ehlinin tâkati tecrübe ediliyor. Ahmed Hâşim’in, fevkalâde güzel Türkçe ile...

HÂLÂ KELİMELERİN KABUĞUNU KIRAMIYORUZ

İdâre şekillerinin ismine değil de, uygulanışına dikkat çeken Aristo’nun ardından kaç asır geçti? Hâlâ, kelimelerin kabuğunu kıramıyoruz. Demokrasi, cumhûriyet, meşrûtiyet, halk idâresi gibi etiketleri,...

Milletlerin Hâfızası Şahsî Renklere Pek Fazla Îtibâr Etmiyor

Güneş’in ışıkları altında kurulmuş bütün devletlerin, belli zamanlarda Yavuz Sultan Selîm markalı iktidâr gücüne ihtiyaçları olmuştur. Hattâ aynı devletin ömür defterindeki mükerrer sayfalarda, bu...

OKUMAK, YAZMAK VE KADINIMIZ ÜZERİNE

“Çok yazmak için çok okumak lâzım.” diye bir cümle gözümüze ilişti. Peki, bu hüküm nereye kadar işe yarar? Yâni, “çok yazmak” bir fazîlet midir? Değerli olanı,...

Türk’ün Türk’le Cidâli

Adı, sanı, kurucusu ve ahâlisinin ekseriyeti Türk olan siyâsî teşekküllerin, târîh boyunca birbirleriyle didişmeleri hiç eksik olmadı. Hangi devrin hangi sayfası açılsa, bu didişmeye...

Ummâna Deniz Mecâli Dayanmıyor

Târîhin merkezinde, bütün heybet ve haşmetiyle “insan” oturuyor. Geride kalanların hepsi, dekordan ibârettir ve figüran olmanın ötesine geçemezler. Bunca yorgunluğun, mesâînin, çabalamanın tamâmı, insana...

HANGİSİ ÖNCE GELİR?

Meşhûr meseldir, adam, oğlunun tavır ve fiillerine bakarak: “Sen aslâ adam olamazsın!” demiş. Gel zaman, git zaman, bahsedilen oğul vezîr olmuş ve babasının sözünü...