Dünyanın Kabuğunda

Dünyanın Kabuğunda

  • ÖMRÜMÜZ dünyanın kabuğunda dolaşmakla heder olup gidiyor.

Oysa yaratılışımız öze meftun olarak karılmış. Hakikatin tâlibi olabilecek yeteneklerle donatılmışız.

Yolculuğumuz lübbe olmalıdır.

Bu idraki kazanamadığımız sürece cevizin etrafında dolaşmış oluyoruz.

Kendimize vardıracak soruları soramıyoruz.

Aldığımız cevapların da ağırlığını kaldıramıyoruz.

Ne olacak peki?

Gerçeğin nefesini duymaya, kendi ruhumuzda mündemiç olan güzellikleri uyandırmaya yol bulmalıyız.

Nefese mi talibiz, nefse mi?

Kabuğa mı hasretleneceğiz, kendi cevherimize mi?

Sahici mi olacağız, yalanlar şehrengizinde eğlenceye mi vuracağız kendimizi?

Ne yapacağız?

Kararımız ile ikrarımız birbirini doğruluyor mu?

Nefsimiz gönlümüzün imanına şahit mi?

Gönlümüz nefsimizin itaat bulduğuna tanıklık edecek mi?

Sorular, ah sorular. Belimizi büken sorular.

İşe sorulardan başlamalı.

Doğru soruları sormaya nefsimizi ikna etmeyi başarabildiğimiz zaman hakikatin gökçek yüzüne olan arzumuzu dile getirebiliriz artık.

Soruların cevaplardan ağır olduğunun bilinci ruhumuza damladıkça yürek emeklerimiz başlayacak.

Evet, yorulacağız.

Evet, zorlanacağız.

Evet, bazı kayıplarımız olacak.

Bileceğiz ki, bu kayıpları göze alamazsak kaybolan yüreğimiz olacak.

Umudumuz olacak.

Kaybolan ülkümüz olacak.

Varsın çevremizdekilerin sahtelik yaldızları dökülsün. Dökülsün ki, umudumuzu daha fazla ertelemeyelim. Hilaf yıldızları yol aydınlatamazlar. Zira onlar kamerden habersizdirler. Işık aldıkları iddiaları ise bütünüyle asılsızdır.

Aslı olanların, dünya kabuğunda dolaşmayanların asılsız iddiaları olmaz.

Hatta iddiaları olmaz.

İddianın mânâdan uzaklaştırdığını, kabuğa fırlattığının farkındadırlar.

Sahinin sahi olmaktan başka bir tavrı olmaz. O sahidir çünkü.

Sahtenin iddiası olur. Yanıltma ile ulaşmak istediği bir yer vardır çünkü.

Dünya kabuğundan uzaklaşacağımız günleri yaşıyoruz.

Kuruluktan uzak duracağımız günler bu günler.

Yeşermeye olan ihtiyacımızı en derinden hissedeceğimiz ve bu imkânı fazlası ile bulabileceğimiz günlerin içinden geçip gidiyoruz.

İçimizde hakikatin, mânânın, sahiciliğin geçmeyen baharları açmalı.

Kışırla işimiz yok. Kabukta dolaşmalarımız yetişir artık.

Biz kendimize olan seferi dünya kabuğundan uzak kalarak tamamlayabiliriz ancak.

İlk adım mı?

Farkındalık efendim, farkındalık.

Sonrası bayram inşallah!