“Top Benem Çevgânı Aldum Çalaram”

“Top Benem Çevgânı Aldum Çalaram”

Sık sık kullandığımız “ata sporu” sözü ile “güreş”i kastediyoruz. Arada bir “cirit”in de bu paranteze girdiği oluyor. Neredeyse unutulma noktasına gelen ecdâd sporlarından biri daha var: “Çevgân”.

Afganistan’daki Türkler arasında hâlâ canlılığını muhâfaza eden “bozkaşi” veya “gökböri” oyununa kısmen benzeyen çevgân, cirit gibi bir atlı spor.

Batı’da “polo” adıyla tanınan çevgân, bilhassa Pâkistan ve Tibet’de kitleleri peşinden sürüklemeye devâm ediyor. İngilizce’ye, oradan da öteki Batı dillerine Tibetçeden geçen “Polo” nun orijinali “pulu” ve bildiğimiz “top” mânâsına kullanılıyor.

İngilizlerin Hindistan’dan aldıkları ve at üstünde top çevirmek esâsına dayanan bu müsâbaka, yâni çevgân, Türklerin en eski ve millî oyunlarından biridir. Türkçedeki aslı “çögen” olup, topu çekmek için kullanılan ucu eğri çomak, değnek demektir.

Çevgânın, millî kültürümüzde ne denli sağlam oturduğunu, Yûnus Emre’nin aşağıdaki mısrâlarından anlıyoruz:

“Kim ala bu topı çevgânumuzdan,

Top ûran meydânda, çevgân benümdür.”

* * *

“Erenler meydânında yuvarlanır top idüm:

Pâdişâh çevgânında kaldum ise ne oldu?”

   * * *

“Topı kim alısar çevgânumuzdan

 Bu çevgân topıla meydân benümdür”

              * * *

“Âşıklar meydânı ‘Arş’dan yücedür

 Çalarlar çevgânı topı belürmez”

          * * *

“Niçe bir ‘ışk meydânında nefs atın segirtdürem

 Yâ niçe bir başumı top eyleyüp çevgân olam”

            * * *

“Tıfl-ı nev-reste gibi etegin at idinüp

 Ele çevgân almadın meydân arzû kılursın”

           * * *            

“Top benem çevgânı aldum çalaram

 Kim ala bu topdan meydânumı”

Dikkat edilirse, ata sporu makâmına yükselen bu oyunlar; kazanma, kaybetme, tarafdârı tahrîk edip kanlı olaylara sebebiyet verme ve nihâyet “loto, toto” gibi kumar kılıklı davranışlara zemîn hazırlama özelliklerine sâhip değildir.

Ata sporu, her şeyden önce, vücûd nîmetinin şükrüne vesîle olan beden hareketlerini içine alır. Daha sonra, bu sporlar icrâ edilirken, insanlığın en yakın ve mûnis yardımcısı, hayvanlar içinde asâletin, zarâfetin timsâli “at”, hiç ihmâl edilmez. Güreşde bile, kazanana armağan edilecek hediyeler içinde at, liste başını tutardı.

Ata sporlarını hakkıyla yapan Türk çocukları, negatif enerjilerinden tamâmen kurtulmuş olarak zindeliğin, kuvvetin ve insâniyete karakter kumaşları biçmenin canlı nümûneleri hâlinde, bütün Dünyâ’ya nâm salıyor; dostu sevindirip düşmanı hizâya getiriyordu…