Türk Edebiyatı Dergisinde Mehmet Başbuğ

Türk Edebiyatı Dergisinde Mehmet Başbuğ

Türk Edebiyatı dergisinin Ağustos sayısı yine dopdolu. Hikâyeler, şiirler ve denemelerin yanı sıra Türk dünyasının büyük ressamı Prof. Dr. Mehmet Başbuğ ile ilgili bir de dosya var.

Geçirdiği beyin kanaması sonucu 7 Temmuz’da aramızdan ayrılan ressam ve akademisyen Mehmet Başbuğ ile ilgili ilk yazı Lütfü Şehsuvaroğlu’na ait. Şehsuvaroğlu ve Başbuğ’un dostluğunun kırk yılı aşkın bir geçmişi var. Yazar, hem bu kırk yılı aşan dostluğu hem Başbuğ’un sanat tecrübelerini hem de karanlık yıllar içinde kaybolup gitmiş başka ressamları söz konusu ediyor ve bir yandan da onun resimlerinin tarihî ve kültürel anlamını belirliyor. Bu anlam aslında yazının başlığında veriliyor: Mehmet Başbuğ: Âsım’ın Neslinin Resmi. İkinci yazı İsmail Karakurt’a ait: Günlerin Köpüğü 1001: Mehmet Başbuğ’un Günlükleri. Onu Nâmık Açıkgöz’ün Kırmızının Ressamı Mehmet Başbuğ’un Ardından başlıklı yazısı takip ediyor. O da kırk yıllık bir aşinalıktan bahsediyor ve Mehmet Başbuğ’un resimlerinin karakteristiğini tespit ediyor.

Üç yazıya da hüzün hâkim. Beğenerek ama hüzne eşlik ederek okunacak yazılar.